Subscribe Us

Header Ads

NOSTALJİ:Avrupa'yı titreten Türklerin Euro 2008'e vedası.

 Merhabalar sevgili ''Kırmızı Kramponlar'' okuyucuları.Bildiğiniz üzere ''Maç yorumları'' kategorisinde Süper lig maçlarının maç sonu yorumlarını paylaşmaktayım.''İddaa tahminleri'' kategorisinde de o güne ait bazı tahminler yaptığım maçları paylaşmaktayım.Bugün yeni bir ''NOSTALJİ'' adlı yeni bir kategori oluşturarak zaman zaman geçmiş yıllarda oynanmış ve insanlarda bazı izler bırakmış maçları bu kategoride hatırlatacağım.


Bu yolda ki ilk tercihimi,Türkiye'nin Almanya'ya Euro 2008 yarı finalinde 3-2 kaybederek finali elinden kaçırdığı maçı ele almak istedim.Kuşkusuz o sene Türk taraftarların hayatında futbol anlamında en gururlandığı yıldı.Dolayısıyla benim de hayatımda en mutlu olduğum senelerden biridir 2008.Öncelikle aramızda o yılı hatırlayamayacak kadar yaşı küçük arkadaşlarımız varsa Türk futbolu adına belki de en başarılı yılı kaçırdıklarını bildirmek isterim.Gerek Fenerbahçe'nin şampiyonlar liginde çeyrek final oynaması,gerekse Milli takımın yazın Avrupa Şampiyonasında Avrupa'yı titretmesi anlamında gerçekten inanılmaz bir yıldı.

Öncelikle başlığımda hiçbir abartının bulunmadığını söylemek isterim.O turnuvada milli takımın sürekli son anlarda maçları kazanması ve hiç beklenmedik anlarda beklenmedik sonuçların alınması dolayısıyla Avrupa'nın çok ciddi takımları Türk milli takımından çekiniyordu.Unutulmaz Çek Cumhuriyeti ve Hırvatistan maçları ardından yarı finalde Almanlar ile eşleşmiştik ve tüm Türkiye olarak tam anlamıyla finale çıkıp,Dünya'yı o sene domine etmeye başlayacak olan İspanya'nın karşısında olmak istiyorduk.İspanya o sene çokta ahım şahım bir futbola sahip değildi fakat o turnuvayı kazanacakları belliydi.Milli takımlar bazında yeni yeni söz sahibi olmaya başlayacaklardı.Her neyse biz Türkiye-Almanya karşılaşmasına dönelim.

Grubun son maçı olan unutulmaz Çek Cumhuriyeti maçında takımın birinci kalecisi ve o sene formu zirve yapıp Milan'dan teklif aldığı iddia edilen Volkan Demirel,Çek oyuncu Koller'i yere serdiği için kırmızı kart cezalısıydı ve Hırvatistan maçında veteran Rüştü Reçber ile maça çıkmıştık.O maçta da yenilen golde Rüştü'nün ciddi hatası bulunsa da iyi bir maç çıkarmıştı ve artık Volkan,sorumsuzluğu sebebiyle Fatih Terim'den kesik yemişti.Almanya karşısına Rüştü ile çıktık.Haydi Bismillah...

Hayatımda ilk defa milli takıma bu kadar güvendiğim bir yıldı ve belli ki bizimkilerde aynı hissi yaşıyorlardı.Maç başladıktan belli bir müddet boyunca Alman kalesini bombalamaya başlamıştık.Colin Kazım'ın direği patlatırcasına çektiği şut ve yine Colin Kazım'ın direkten dönen bir vuruşu sonucunda o sene Fenerbahçe ile hayatının zirvesini yaşayan Uğur Boral'ın golü ile Almanya ''ne oluyor ulan'' hissiyatına kapılmaya başladı.Almanya karşısında Avrupa şampiyonası yarı finalinde öne geçmiştik.Düşünebiliyor musunuz o an ki psikolojiyi?Artık finale yakındık fakat o zamanların parlak çocuğu ve son derece gıcık bir sarı saça sahip olan Bastian Schweinsteiger'in tam anlamıyla kalite kokan ayak dışı dokunuşuyla beraberlik sağlandı.Hem de öne geçtikten sadece 4 dakika sonra.Neyse,hala kendimize güvenimiz var ve Almanlar için çok büyük tehditiz.

İlk yarı henüz bitmemiş ve bir Almanlar bir biz pozisyon bulmaya devam ediyoruz.Maçta uzun süre gol çıkmadıktan sonra 79'da Volkan'ın yerine kalede bulunan Rüştü yine hatalı bir çıkış gerçekleştiriyor ve Klose en iyi yaptığı işi yaprak topu kafayla ağlarımıza yolluyor.Dakika 79 olmuş rüya bitiyor mu yoksa hissiyatına yavaştan kapılmaya başlarken bir yanımızda golü bulacağımızdan çok emin.Nitekim turnuva boyunca son dakikalarda rakipleri yıkmayı başarıp bir sonraki maça hep bu psikolojik üstünlükle çıktık.Almanlar öne geçti fakat rakiplerinin son dakikalarda gol bulma fantazisi olan Türkiye'nin olduğunun farkındalar.


O sene yedek golcü olarak süper ligde gol kralı olmuş,şampiyonlar liginde başarılı bir performans göstermiş ve Hırvatistan'ı 119.dakikada yıkarak Hırvat tarihinde korkunç bir adam olarak yerini ayırtmış Semih Şentürk,86.dakikada Almanya'yı da boş geçmedi.Türkler her maç son dakikalarda gol bulma serisini bu maçta da devam ettirdi.Maç 2-2 olmuş,Alman taraftarları korktuğumuz başımıza mı geliyor yoksa? Düşüncesine kapılmıştı.Fakat Garry Lineker'in hiç katılmadığım
 ''Futbol basit bir oyundur; 22 kişinin 90 dakika topu kovaladığı sonunda her zaman Almanların kazandığı bir oyundur." sözü,bu maç için gerçek olacaktı.

86'da tedirgin olan Almanya,bizi bizim silahımızla vurdu ve 90.dakikada Lahm'ın içeride topla buluşup doksana astığı gol ile rüyamız son buldu.''Aklımız da,nasıl son dakikada eleniriz? Bunun aksi olması gerekiyordu'' düşüncesi hakim olsa da  o kadar muazzam bir turnuva geçirdik ki artık bize yapması düşen tek şey takımı alkışlarla karşılamaktı.Tüm Avrupa millileri alkışladı.O turnuva da l'equipe başta olmak üzere birçok ünlü gazetede Türk milli takımından korkulduğunu gösteren yazılara şahit oldum.Herkes bize hakkımızı verdi ve ''Avrupa'yı titreten Türklerin Euro 2008'e vedası''na hep birlikte şahit olduk.


Siz değerli okuyucularında aklında yer edinmiş ve asla unutamayacağı maçları yorumlarda belirtmesini istiyorum.Aynı şekilde bir dahaki yazıda hangi unutulmaz maçı ele almamı istiyorsanız lütfen yorumlara yazınız.

Yorum Gönder

0 Yorumlar