Galatasaray'ın kaybettiği haftada bir gelenek haline gelen Fenerbahçe'nin de kaybetmesi bugün bir kez daha yaşandı.Maç öncesi ''Yap artık şovunu Erol'' başlıklı maç önü yazımda Fenerbahçe'nin ilk golü yememesi gerektiğinden bahsetmiştim.Tüm Fenerbahçeli okuyucularımdan ricam ''Fenerin ruhuna el fatiha''.
Maç önü yazımda ısrarla belirttiğim ''ilk golü yeme'' kuralına karşı çıkan ve tam olarak kendini bunun tersine adayan Tisserand, Antalyaspor'a öne geçmeyi bahşetti.Daha sonra tüm maç boyunca beraberlik için didinen sarı lacivertliler,savunma takımı Antalyaspor'u bir türlü açamadı.Beraberliği çok geç bir dakika olan 83.dakikada Valencia'nın muhteşem becerisiyle buldular ve ondan sonra 98.dakikaya kadar inanılmaz bir maç izledik.İki takım da maçı kazanmaya çok yaklaştı.Podolski'nin karşı karşıya kaçırması,Doğukan'ın karşı karşıya kaçırması,Thiam'ın direkten dönen kafa vuruşu,Cisse'nin karşı karşıya kaçırması...ve bunlar gibi onlarca pozisyon izledik.İki takımda inanılmaz pozisyonları kaçırdı fakat son 15 dakika inanılmaz gergin ve heyecanlı geçti.
Fenerbahçe'nin geleceği hakkında konuşmadan önce maç hakkında biraz daha konuşmak istiyorum.Samatta'yı kazanayım düşüncesiyle ''tamamen hak etmemesine rağmen'' sahaya sürdün eyy Erol Bulut.Ne oldu?Kazandın mı?Takıma hiçbir yararı dokunmayan hatta Pelkas'ın da etkisini düşüren,sırf adından ötürü oynayan Mesut'u korkudan kesemeyip oynattın da ne oldu Erol Bulut?Fenerbahçe taraftarını şimdiden tebrik ederim şerefli üçüncülüklerini kutlayabilirler.
Bakın arkadaşlar,''Bir Erol uğruna ya rab! Ne güneşler batıyor'' başlığını verdiğim ve bundan yaklaşık 15 gün önce yazdığım bu yazıyı okumanızı şiddetle öneriyorum.Ben o gün yapılması gerekenleri ve olacakları tek tek söyledim.Siz boşa şampiyonluk hayalleri kuruyorsunuz.Siz boşa umutlanıyorsunuz.Siz boşa zamanınızı ve paranızı bu kulüp için heba ediyorsunuz.Siz sanıyor musunuz ki bu takım şampiyon olacak?Aranızda zaten bunun bilincinde olan okuyucular olduğu gibi,bir de kendi iradesi ve fikri bulunmayan ve tamamen twitter fenomenleri adı verilen soytarıların yönlendirilmesiyle düşünceleri oluşan arkadaşlar da var.Erol Bulut Beşiktaş maçından sonra gitmeliydi ben bunu her yazımda belirtiyorum.Fakat artık sorun Erol Bulut'tan daha fazlası.Ve bu sorun artık bu sezonun çöpe gitmesine neden oldu.Bitti,boşa hayal kurmayın artık.
Şimdi bırakalım Erol Bulut'u ve bu maçı yönetime gelelim.Ali Koç ve yönetimini aşağı yukarı her Fenerbahçeli seviyor ve gitmesini istemiyor.Fakat şunu belirtmek isterim ki ben bu kadar beceriksiz ve hayata sadece kaybetmeye gelmiş bir insan görmedim.Bir insan üç sezonun üçünde de yanlış karar verebilir mi yahu?Bu nasıl bir başarısızlık be kardeşim.Fenerbahçe taraftarı kulübe nakit akışı sağlandı diye Ali Koç'a toz kondurmak istemiyor fakat gençliğiniz gidiyor beyler alooo.Hayatınız gidiyor.Burası bir futbol kulübü,bir işletme değil beyler kendinize gelin.Adım kadar iyi biliyorum ki sezon sonu seçimde kimse Ali Koç'un karşısına çıkmayacak.Çünkü kulüpte milyonlarca euro parası olan birinin karşısına kimse istese de çıkamaz.Fakat Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki en büyük fark da burada karşımıza çıkıyor.Galatasaray doğru kararları zamanında almayı bilir(Tudor ile Dursun Özbek'i postaladığı gibi),Fenerbahçe ise her zaman en kötüsünün olmasını bekler ve geç kalır.Altını çizmek istiyorum.Konu artık Erol Bulut'un gönderilmesi meselesi değil.O konu aylar önceydi.Artık daha büyük sorunlar var.Geçmiş olsun.
Fenerbahçe'nin bu yaz tek adaylı bir seçime girecek olması çok üzücü ve bir o kadar da herkesin ''azıcık aşım kaygısız başım'' zihniyetini benimsediğinin bir göstergesi durumunda.Ve bu durum Fenerbahçe'ye asla başarı getirmeyecek ve tamamen yapısına ters bir zihniyet.Fenerbahçe taraftarı hiç güçlü bir taraftar değil.Hiç kimse tınlamıyor,hiç kimse umursamıyor.Zaten taraftarın da zihniyeti 15 yıl öncesine kadar çok geriledi.Stada bile çekirdek çitlemeye gelen bir taraftara dönüşen bir taraftarı kim taksın ki zaten.
Son olarak maçın hakemine değinecek olursam dünkü Ankaragücü-Galatasaray maçında Ankaragücü'nün kazandığı penaltı tarzında bir penaltı pozisyonu yaşandı.Dün olması gerektiği gibi her ne kadar pozisyon tartışmalı olsa da ufakta olsa bir temas olduğu için VAR orta hakemi izlemeye çağırmadı.Bugünkü maçta pozisyon penaltı mı değil mi tartışılır fakat Pelkas'a ufakta olsa temas bulunuyor ama ne hikmetse VAR orta hakemi izlemeye çağırıyor.Elle oynamadan iptal ediliyor fakat elle oynama temastan sonra gerçekleşiyor.Enteresan.
Yazımı sonlandırırken Fenerbahçe'nin lige havlu attığını belirtmek isterim.Bundan sonra Avrupa Ligi için Trabzonspor ile iyi çekişmeler diliyorum.


0 Yorumlar